

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), küresel jeopolitik gelişmelerin finansal piyasalarda yarattığı baskıya karşı Türk lirasını desteklemek amacıyla rezerv stratejisinde yeni bir adımı gündemine aldı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından artan dalgalanma nedeniyle yoğun döviz satışı yapan Banka, şimdi de altın rezervlerini kullanmayı değerlendiriyor.
Ekonomim’den Şebnem Turhan’ın haberine göre, ekonomist Haluk Bürümcekçi TCMB’nin toplam 134,1 milyar dolarlık altın rezervinin yaklaşık 20,4 milyar dolarlık kısmının uluslararası piyasalarda swap işlemleri yoluyla kullanılabileceğini hesapladı. Bu işlemlerin Londra piyasasında yapılması öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor.
Rezervlerde dikkat çeken düşüş
Mart ayı başından bu yana yapılan döviz müdahaleleri 33,7 milyar dolara ulaşırken, altın fiyatlarındaki dalgalanmalar da rezervlerde kayba yol açtı. Bürümcekçi’nin hesaplamalarına göre kısa bir zaman diliminde rezervler üzerinde 8 milyar doların üzerinde aşağı yönlü etki oluştu.
23 Mart itibarıyla:
- Toplam rezerv: 161,1 milyar dolar
- Net uluslararası rezerv: 41,6 milyar dolar
- Swap hariç net rezerv: 28 milyar dolar
Ayrıca bayram öncesindeki yarım işlem gününde yaklaşık 7,3 milyar dolarlık döviz satışı yapıldığı tahmin ediliyor.
Altın rezervinin dağılımı
TCMB bünyesindeki altınların tamamı Banka’ya ait değil. Verilere göre:
- 39,5 milyar doları bankalara ait zorunlu karşılık
- 4,4 milyar doları Hazine’ye ait
- Yaklaşık 90,2 milyar doları TCMB mülkiyetinde
Altın rezervlerinin yaklaşık %22,7’lik kısmı Bank of England nezdinde tutuluyor. Bu da yaklaşık 20,4 milyar dolarlık bir bölümün swap işlemleriyle likiditeye çevrilebileceğine işaret ediyor.
“Doğru ama gecikmiş bir adım”
Hakan Kara ise söz konusu hamleyi “makul ancak gecikmiş” olarak değerlendiriyor. Kara’ya göre, TCMB rezervlerinde altının payı yüksek ve likit rezervler belirgin şekilde azalmış durumda. Bu nedenle altının bir kısmının dövize çevrilmesi müdahale kapasitesini artırabilir.
Ancak Kara, bu tür adımların yalnızca kısa vadeli etkiler yaratacağını, kalıcı çözüm için daha kapsamlı ekonomik politikaların gerektiğini vurguluyor.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN