

Trabzon ve Giresun sınırlarında yer alan, 2.182 metre yüksekliğindeki Sis Dağı Yaylası, sonbaharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne dönüştü. Doğu Karadeniz’in eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan bölge, sarıdan kızıla uzanan tonlarıyla hem doğa tutkunlarını hem de fotoğrafçıları kendine çekiyor.
Trabzon’un Şalpazarı ilçesine yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta bulunan Sis Dağı, yılın her döneminde ziyaretçilerine farklı manzaralar sunsa da, özellikle güz mevsiminde sunduğu görsel şölenle öne çıkıyor. Dağın eteklerinde yer alan yayla evleri, sararan ve kızaran yaprakların arasında saklanarak kartpostallık görüntüler oluşturuyor.
Sonbaharın Renkleriyle Büyüleyen Doğa
Yüksek rakımı nedeniyle erken sararan bitki örtüsü, Sis Dağı’nda güz mevsimini diğer bölgelere göre daha etkileyici hale getiriyor. Her biri farklı tona bürünen ağaçlar, bölgeyi adeta bir tabloya dönüştürüyor. Yaylayı ziyaret eden doğa severler, bu renk şöleni arasında yürüyüş yaparken bol bol fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyor.
Sürücülere Masalsı Bir Yolculuk
Sis Dağı’na çıkan dağ yolları da ayrı bir görsel deneyim sunuyor. Araçlarıyla bölgeye gelen ziyaretçiler, yol boyunca sarı, turuncu ve kırmızının binbir tonuna bürünen ağaçların arasından geçerken adeta bir masalın içinden geçiyormuş hissine kapılıyor.
Şenliklerin Merkezi
2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “turizm merkezi” ilan edilen Sis Dağı, yalnızca doğasıyla değil, kültürel etkinlikleriyle de biliniyor. Her yıl Temmuz ayında düzenlenen Sis Dağı Şenlikleri, Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Yaylada sis bulutlarının üzerinde yapılan bu geleneksel etkinlikler, bölge halkının kültürel mirasını yaşatmaya devam ediyor.
Sonbahar Tabloları Arasında Bir Gün
Bölge halkı ve ziyaretçiler, yazdan kalma güneşli bir günde yaylada yürüyüş yaparken güz mevsiminin tüm detaylarını iliklerine kadar hissediyor. Fotoğrafçılar, oluşan eşsiz manzarayı adeta bir tabloyu resmeder gibi karelerine yansıtıyor.
Sis Dağı Yaylası, sadece doğanın değil, kültürün ve huzurun da adresi olarak, Doğu Karadeniz’in keşfedilmeye değer nadide noktalarından biri olmayı sürdürüyor.


