

Menopoz, kadınların yaşamında doğal bir biyolojik geçiş dönemi olmasına rağmen beraberinde getirdiği belirtiler günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebiliyor. Bu dönemde en sık görülen şikayetlerin başında sıcak basmaları ve gece terlemeleri olarak bilinen vazomotor semptomlar geliyor.
Araştırmalar, menopoz geçişi ve menopoz sonrası dönemde kadınların önemli bir bölümünün hayatlarının bir döneminde bu belirtileri yaşadığını ortaya koyuyor. Sıcak basmaları ve gece terlemeleri yalnızca fiziksel rahatsızlığa yol açmakla kalmıyor; uyku düzenini bozarak yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve günlük yaşamda performans kaybına da neden olabiliyor.
HER 2 KADINDAN 1’İNDE ORTA VEYA ŞİDDETLİ DÜZEYDE GÖRÜLEBİLİYOR
Türkiye’de yapılan araştırmalar da menopoz semptomlarının kadınlarda önemli ölçüde görüldüğünü ortaya koyuyor. Menopause Rating Scale kullanılarak gerçekleştirilen güncel bir çalışmada kadınların yaklaşık yüzde 95’inde menopoz semptomlarının orta, şiddetli veya çok şiddetli düzeyde olduğu bildirildi. Başka bir araştırmada ise kadınların yaklaşık yarısında orta veya şiddetli menopoz semptomları tespit edildi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, sıcak basmasının genellikle aniden ortaya çıkan yoğun sıcaklık hissi, yüzde kızarma ve terleme ile kendini gösterdiğini belirtti.
Gece terlemelerinin ise uyku sırasında ortaya çıkarak kişinin dinlenmiş şekilde uyanmasını engelleyebildiğini ifade eden Zülfikaroğlu, bu belirtilerin bazı kadınlarda birkaç yıl devam ederken bazılarında menopoz sonrasında uzun yıllar sürebildiğini söyledi.
Uzun dönemli gözlemsel çalışmaların vazomotor semptomların birçok kadında 7 yıldan daha uzun sürebildiğini gösterdiğine dikkat çeken Zülfikaroğlu, menopoz döneminin kadınların yaşam kalitesinden ödün vermek zorunda oldukları bir dönem olmadığını vurguladı.
ETKİLERİ FİZİKSEL BELİRTİLERLE SINIRLI DEĞİL
Menopozun etkileri sıcak basması ve terleme ile sınırlı kalmıyor. Özellikle gece terlemeleri nedeniyle bozulan uyku düzeni; yorgunluk, yaşam kalitesinde düşüş, ruh hali değişiklikleri, kaygı belirtileri ve günlük işlevlerde bozulmayla ilişkilendiriliyor.
Zülfikaroğlu, kadınların menopoz döneminde yaşadıkları belirtileri normal kabul ederek sessizce katlanmaları gerektiği düşüncesinin geride bırakılması gerektiğini belirterek, günümüzde menopoz belirtilerinin yönetimi konusunda çok daha fazla bilimsel bilgi bulunduğunu ifade etti.
Kadınların yaşadıkları şikayetleri hekimleriyle paylaşmasının ve kendileri için uygun yaklaşımın belirlenmesinin önemine işaret eden Zülfikaroğlu, menopozun doğal bir yaşam evresi olduğunu ancak bu dönemin daha konforlu geçirilmesine yardımcı olabilecek seçeneklerin bulunduğunu kaydetti.
HEKİME BAŞVURMAK ÖNEM TAŞIYOR
The Menopause Society’nin 2023 pozisyon bildirgesine göre, yaşam kalitesini etkileyen vazomotor semptomların yönetiminde kanıta dayalı çeşitli tedavi seçenekleri bulunuyor. Uzmanlar, hangi yaklaşımın uygulanacağının ise kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, kadınların bu dönemde yalnız olmadıklarını bilmeleri gerektiğini vurgulayarak, yaşam kalitesini etkileyen belirtiler karşısında destek almaktan çekinmemeleri çağrısında bulundu.
Zülfikaroğlu, “Menopoz doğal bir yaşam evresi olsa da kadınların bu dönemi daha konforlu geçirmelerine yardımcı olabilecek seçenekler mevcut” değerlendirmesinde bulundu.


